Blog
Sahaf Günlükleri30 Ocak 2015·4 dk okuma

Başbuğ ve Karaoğlan Erzurum'da

Blog kapak görseli yüklenemedi.

" BAŞBUĞ TÜRKEŞ " ve " KARAOĞLAN " ERZURUM'DA

" BAŞBUĞ TÜRKEŞ " ve " KARAOĞLAN " ERZURUM'DA

Eskiden şehrimizde siyasi parti mitingleri bir başka coşku ile yapılırdı. O dönemde de her partinin kendine göre sevenleri, taraftarları vardı. Erzurum halkı bütün partilerin mitinglerini dinler, seçim günü ise ağırlıklı olarak bir partide toplanırdı. Bu gelenek bugün de devam etmektedir. Bu sebeple olacak ki; partiler Erzurum mitinglerine ayrı bir önem verirler, mümkün olduğu kadar seçim mitinglerine Erzurum'dan başlarlardı. Bugünde yine bu gelenek büyük ölçüde devam etmektedir. Partilerin Erzurum'dan aldıkları oy oranı Türkiye geneli oy oranlarını, partilerin sıralamasını belirlerdi adeta. Yine bugünde bu durum devam ediyor denilebilir. Erzurum halkı vatandaşlık görevini her dönemde bihakkın yerine getirmiştir. Lakin desteklediği partilerden iline has beklentiler yerine vatanına has beklentiler içinde olduğunu belli etmiştir. Zira her dönemde desteklediği partiler genellikle hep iktidar olmuş, yalnız şehir aldığı hizmette verdiği desteğin tam karşılığını alamamıştır. Hatta İsmail Habib SEVÜK; " Yurttan Yazılar " isimli kitabında, ta 1930'lu yıllarda bu hali açıklayan bir yazı kaleme almıştır. Sevük bu yazısında özetle " Vatan Erzurum'a borçludur " demişti. Bugün Maltepe B.B. Erzurumspor maçında statta gördüğüm bir pankart dikkat çekiyordu: " Dadaşlar ölmeden Vatan Bölünmez " Buradan anlıyoruz ki; 1918'den 2016'ya 98 senedir Erzurum duruşunu hiç bozmamıştı.

Yanlış hatırlamıyorsam 1972- 1973 yılları idi. O zamanlar 10 - 11 yaşlarında bir çocuktum. " Karaoğlan " Erzurum'a gelmişti. Şimdiki Yakutiye Belediyesinin yerinde Adliye binası vardı. Karşısında ise Hükümet Konağı yani Valilik binası yer alıyordu. "Karaoğlan'ın "mitingi işte bu iki konağın ortasındaki meydanda yapılıyordu. Miting kürsüsünde meşhur mavi gömleği, kara bıyıkları, hafif kıvırcık siyah saçları ile "Karaoğlan" konuşuyordu. O zamanlar vilayet binasının önünde birkaç ağaç vardı, bende o ağaçlardan birine tırmanmış Karaoğlan'ı çocuksu bir coşku ile dinliyordum. O konuştukça ben alkışlıyordum. Mitingin vilayete bakan tarafın boşluk yerinde nizami bir şekilde toplanmış hemen hepsi genç delikanlılardan oluşan 100 - 200 kişilik bir gurup vardı. Bu guruptaki gençler mitingde toplanan kalabalıktan ayrı idi. Karaoğlan konuşuyor, onlar ara, ara sözünü kesiyor hep birden bağırarak protesto ediyorlardı. Ben bu duruma çocuk kafamla bir anlam veremiyordum. Doğrusu onlara içten içe kızıyordum da. Derken miting bitmişti. Kalabalık meydanda asılı olan Karaoğlan'ın parti reklamlarını kaldırıyordu. Epey korkmuştum.

Yaşım biraz büyüyünce anladım ki; Karaoğlan Bülent Ecevit, onu protesto eden gurupta ülkücü gençlermiş. Burada kayda değer olan şey, o mitingde hiç kimsenin burnunun kanamaması, insanların destek ve protestolarını aynı meydanda yapabilmeleri olsa gerekti. Bu yıllarda " Karaoğlan'ın " partisi C.H.P Erzurum'da Belediye Başkanlığı seçimini Av. Orhan ŞERİFSOY ile kazanmıştı. Şerifsoy'un şehre katkıları bugün halk arasında hala anılır.

1970'li yılların sonlarına doğru en muhteşem parti mitinglerini M.H. P. nin yaptığını hatırlıyorum. Bu mitinglerden biri şimdiki S.G.K binasının tam karşısındaki meydanda idi. Dört girişi olan meydanın bütün alanları insanlarla hınca hınç doluydu. Lalapaşa Camisinin S.G.K. binasına bakan cephesinin önünde hitabet kürsüsü kurulmuştu. Alparslan TÜRKEŞ dakikalarca " Başbuğ Türkeş " nidalarıyla karşılandı. Atılan sloganlardan hatırlayabildiklerim: "Türkeş Gelecek Yüzler Gülecek " " İş ekmek adalet, Milliyetçi Hareket "

Türkeş kürsüye gelmeden evvel o zamanlar genç bir delikanlı olan Muammer Cindilli, takım elbisesi, şık kıyafeti, düz taralı saçları ile en önemlisi davudi sesi ile kürsüde şiirler okuyor, şiir arasında ise Başbuğ Türkeş'in halkımıza hitap edeceğini duyuruyordu. Cindilli'nin okuduğu şiirden aklımda kalan " Elde sensin dilde sen gönüldesin baştasın.

Fatih'in Istanbul'u fethettiği yaştasın " mısralarıdır.

Bu mitingde elinde deste ile büyük boy, tek yaprak, siyah beyaz baskı Gurbet isimli gazetesini satan Selahattin Turgay DALOĞLU'nu görmüştüm. Gurbet'ten bir tane de ben almıştım. Keşke lafı ne kadar acı olsa da, keşke bu gazeteyi bir hatıra olarak saklayabilseydim.

Mevsim yaz, hava sıcaktı. Mitingin dağılım anında dahi şehir adeta bir bayram yerine dönmüştü. Mehter marşı meydanı dolduran insanların kulaklarında yankılanırken, insanlar huzur rüzgârları ile evlerinin, işlerinin yolunu tutmuştu.

Nizamettin KORUCU

12 Nisan 2106 - Erzurum

N

Nizamettin Korucu

İnşirah Sahaf Kurucusu, Erzurum

Benzer Blog Yazıları

10 Ağustos 2023·3 dk

Erzurum'un Köyleri

Geçtiğimiz yıl Çeşme 'ye ve Alaçatı köyüne gittik,i gezdik. 1989 senesinde Erzurum merkez ve ilçelerindeki birçok köye gittik. Bu sene yine Erzurum' un bir zamanlar mesire yeri olan Tuzcu köyüne, Poççik, Kavurma Çukuru, Söğütlü, Erinkar köylerini dolaştık. Dünya'nın birçok ülk...

Devamını Oku
3 Mayıs 2022·3 dk

ESKİ TÜRK FİLMLERİ

Eski Türk filmlerini seyreder misiniz? Mesela; Ediz Hun, Cüneyt Arkın, Kartal Tibet, İzzet Günay, Tarık Akan, Şener Şen, Kemal Sunal, Filiz Akın, Türkan Şoray, Hülya Koçyiğit, Fatma Girik, Belgin Doruk filmlerini seyrettiniz mi? Çocukluğumun hastalığı bu filmleri bu günlerde y...

Devamını Oku
Sahaf Olmak Nasıl Bir Şey
21 Eylül 2021·5 dk

Sahaf Olmak Nasıl Bir Şey

Sahaf Olmak Nasıl Bir Şey

Devamını Oku

Blog

Nizamettin Korucu

İnşirah Sahaf ve Kitabevi sahibi. 1995'ten bu yana sahaf, aynı zamanda şair ve yazar.