Blog
Sahaf Günlükleri13 Mart 2015·6 dk okuma

Çocukluğumun Mahallesi Çırçır

Blog kapak görseli yüklenemedi.

Şehrimizin sınırları en geniş mahallerimizdendi. Meşhur Erzurumluların birçoğunu yetiştiren mahallemizdi. Mahallenin hem en eski hem tek okulu Kazım Karabekir İlkokuludur. Bu okul 2013 - 2014 yıllarında yıkılarak Kazım Karabekir İmam Hatip Lisesi adıyla yeniden yapıldı Mahalle...

Şehrimizin sınırları en geniş mahallerimizdendi. Meşhur Erzurumluların birçoğunu yetiştiren mahallemizdi. Mahallenin hem en eski hem tek okulu Kazım Karabekir İlkokuludur. Bu okul 2013 - 2014 yıllarında yıkılarak Kazım Karabekir İmam Hatip Lisesi adıyla yeniden yapıldı Mahalle Osmanlı'nın son dönemlerinde kurulmuş, istiklal savaşını görmüştür.

Şehrin savunmasında cephanelik binası önemli bir yere sahiptir. Cumhuriyetin ilk yirmili yıllarına kadar burası faaliyetini sürdürmüştür. Halen şehit askerlerin elbiseleri ve ellerinde silahları ile nöbet tuttuğu halk arasında söylenir.

Mahallenin tek camisi Çırçır camidir. Bu camii sonradan yıkılarak alanı genişletilip yeniden yapılmıştır.

Mahalle mimarisi klasik Erzurum mimarisine sahiptir. Yan yana sıralı tek katlı evlerin çoğu bahçelidir. Dar sokaklar mahallenin merkezi Çırçır Camii meydanında birleşir.

Mahalle ahalisi çoğunlukla merkez nüfusa kayıtlı, iki üç nesil Erzurumlulardan oluşurdu. Göçebelerin de uğrak yeri olan mahallede yaz kış kültürel bir canlılık göze çarpardı.

1950 - 1970'lı yıllarda mahallede günlük gazete okuyanların olması yanında bir gazeteci ve gazete bayisi vardı. Mahallede üniversite tahsili görenlerin sayısı yüksekti.

Mahallenin kendi adı ile bir de spor kulübü vardı. Çeşitli yaş guruplarında birçok Futbol kulübü faaliyet gösterirdi. Erzurumspor tarihinde bu mahalleden oyuncular yer aldı. Çırçır mahallesi Türkiye çapında meşhur kayakçılar, boksörler, güreşçiler, tekvandocular, futbolcular yetiştirmiştir.

Çırçır Erzurum folklorunu bütün alanlarıyla dipdiri yaşatan ve yaşayan bir mahalle idi.

Düğünlerde komşular birbirlerine kıymetli saçılar alır, bilezik altın takardılar. En başlı saçı pağır teştti. Düğünler kadınlara olurdu. Sabah gelin çıkarmalar mutlaka davul zurna olur, Düğünlerinde gençler davul zurna ile bar oynardı.

Meşhur Dadaşları ve paşa hanımları, kabadayıları, müzisyenleri, sanatkârları vardı.

Komşuluk ilişkileri üst seviye de idi. Komşular arasında dayanışma gıpta edilecek derece de idi. Mahalle adeta top yekûn bir aile idi Sayfiye yerlerine topluca gidilirdi. Herkes herkesin kardeşi, ağabeylisi, küçüğü, büyüğü idi. Saygı ve sevgi ile tertemiz ışıldayan sokakları ile neşe ve hayat dolu idi insanlar.

Geleneksel Türk kültürü ile üreten, şehirli yaşayan insanların, rengârenk bir hayatları vardı. Tırhıçlı evlerin avluları, evlerin toprak yeşil damları bir yaz eğlencesi idi. Mahalleli kadınlar günlük işlerini bitirdiklerinde çoğu zaman semaverlerini alıp, ya köşke ya değirmenliğe, ya fidanlığa giderlerdi. Yumurtalar ve patatesler haşlanır, bulgur pilavları kuşkanalarda tepeli pişirilirdi. Sofra bezi yere serilir semaver çayı eşliğinde afiyetle hazırlanan yiyecekler yenilirdi. Herkes herkese pay verirdi. Eti mangalda pişirmek adeti yoktu o zamanlar da. Sadece Abdurrahman Gazi türbesine giderken etler büyük kazanlarda yahut tencerelerde odun ateşinde haşlanır, hep birlikte zengin fakir tanıdık olsun olmasın ortak tüketilirdi. Yani o mekânda oradan geçen, orada olan herkesin bu etlerden payı vardı.

Çırçır'ın Hikmet yokuşu kış aylarında kızak ve paten her yaştan çocukların, gençlerin vazgeçilmez en büyük eğlencesiydi. Kızakların altlarına çember çakılı olanların yanında demir çakılı olanları da vardı ve bunlara " Posta " denirdi. Kızaklara Erzurum deyimi ile " Hızzek " denilirdi. Kızak süren çocuk terkine bir kişi daha alırdı. Yokuş yukarı dönüşte kızağı terkinde ki çocuk taşırdı. Kızaklara diz üstü binme şeklide vardı. Kardan atlatmalar yapılır, bu atlatmaların sert olması için akşamdan üzerine su dökülür buz tutması sağlanırdı. Civar mahallelerden de gelen çocukların en büyük neşesi bu kızak kayma eğlencesi bir şölen, karnaval havasında sürüp giderdi.

Çırçır Mahallesi yakın dönem sakinleri: Berber Ahmet, Kürt Ehmo, Sayali Nene, Möhdo (Paşa ) nene, Tazekomşugil Hamdi Bey, Erçikli nene, Bayburtli Komşular, Dişçi Recep, Bekir emi, Nuri emi, Zennure abla, Sultan abla, Mavigözler. Sucu Naim, Bakkal Naim, Mumuli, Ganime nene, Bakkal Dursun, İlyas emi, Boyacı Şefığ, İkbal abla, Cambaz Möhsin, sayılacak isimler o kadar fazla ki biz burada sadece birkaç misal verelim dedik. Yazdığımız insanların hiç biri şu an hayatta değil. 1910 - 1990 arası yaşamış insanlar. Çocukları ve torunları hayatta olanları var.

Çırçır mahallesi kentsel dönüşüm çerçevesinde dağıldı. Sokaklar birer ikişer tarihe karıştı. Koca, koca apartmanlar dikildi ve şehrin önemli simgelerinden biri olan mahallenin mimari kimliği kayboldu. Mahalle halkının bir bölümü başka şehirlere göç etti. Bir kısmı Yenişehir ( Palandöken ) Yıldızkent, Dadaşkent gibi yeni semtlere yerleşti.

Mahallede her evin bir mantıs'i vardı. Yaz ayları dışarıda yakar, üzerinde çamaşır yıkayacakları suyu kaynatırlardı. Birçok evin önünde yaz aylarında semaverler yakılır çaylar demlenirdi. Çoğu evin tavuk kümesleri, kuş damları vardı. Mahallede keklik, hindi besleme imkânları vardı. Hemen her evin bir evcil kedisi olurdu. Mahalle köpekleri ile kedileri ile tavukları, horozları ile keklikleri, güvercinleri ile sabah giden akşam dönen nahırları ile davar komları, ahır sekileri ile atları ile cıvıl, cıvıl hayat dolu idi.

Sabah gün doğmadan insanlar uyanır, gün batımı ile sokaklar ıssızlaşırdı. Sadece dışarıda itti bitti oynayan çocukların sesleri duyulurdu. Kış aylarında gece geç vakitlere kadar hızzek kayanların bağrışmaları bir başka alemdi. Karın her şekli mahallenin neşesi idi. Dar sokaklar kardan saçtan teştlere bağlanan iplerle sürüyerek temizlenirdi. Bacalar loğ daşı ile pekiştirilirdi. Bacaların yığılan taze karları tahta kar kürekleri ile atılırdı. Hemen her evde taştan su kurunu olurdu.

Yaz aylarında enva-ı çeşit kuş türlerinin yuvalarına dönüşünü gökyüzünden seyretmek mahalleli küçük büyük herkesin zevki idi.

Komşular birbirlerine kış evlerinde misafir olurlar, mısır patlatır, hedik pişirirler, kavurga kavururlar, demli çaylar eşliğinde zevkle sohbet esnasında yerlerdi. Yüzük, tütti, elim yandi oyunları oynanırdı. Kızlar kasnaklara gergef işlerlerdi. Tencerede haşlanan patatesler, soğan ve yumurta ile bezenir afiyetle yenirdi. Büyükler tarafından Köroğlu dahil bir çok halk hikayeleri anlatılır, başta çocuklar olmak üzere heyecanla dinlenirdi.

Mahallelilerden gazete okuyanlar gazetelerini diğer komşularına da gönderirler onların da okumalarını sağlardılar. Hemen her evde bir lambalı radyo vardı. Pikap ise hali vakti yerinde olan evlerde vardı.

Hemen her ev kurban keserdi, hemen her ev ayrıca kavurmalık keserdi. Kavurmalar kazanlarda pişer çinkolara basılırdı. Her ev tereyağını çinko ile alırdı. Kurban etleri büyük bakır yada çinko sinilerde cömertçe kapı, kapı dağıtılırdı.

Çırçır mahallesini bir yazıda anlatmak zor, bir kitap çapında araştırma gerekir.

Biz sadece aklımıza gelen birkaç hususu kaleme aldık. Hatıralarımızı tazeleyelim dedik.

13.03.2015

Nizamettin KORUCU

N

Nizamettin Korucu

İnşirah Sahaf Kurucusu, Erzurum

Benzer Blog Yazıları

10 Ağustos 2023·3 dk

Erzurum'un Köyleri

Geçtiğimiz yıl Çeşme 'ye ve Alaçatı köyüne gittik,i gezdik. 1989 senesinde Erzurum merkez ve ilçelerindeki birçok köye gittik. Bu sene yine Erzurum' un bir zamanlar mesire yeri olan Tuzcu köyüne, Poççik, Kavurma Çukuru, Söğütlü, Erinkar köylerini dolaştık. Dünya'nın birçok ülk...

Devamını Oku
3 Mayıs 2022·3 dk

ESKİ TÜRK FİLMLERİ

Eski Türk filmlerini seyreder misiniz? Mesela; Ediz Hun, Cüneyt Arkın, Kartal Tibet, İzzet Günay, Tarık Akan, Şener Şen, Kemal Sunal, Filiz Akın, Türkan Şoray, Hülya Koçyiğit, Fatma Girik, Belgin Doruk filmlerini seyrettiniz mi? Çocukluğumun hastalığı bu filmleri bu günlerde y...

Devamını Oku
Sahaf Olmak Nasıl Bir Şey
21 Eylül 2021·5 dk

Sahaf Olmak Nasıl Bir Şey

Sahaf Olmak Nasıl Bir Şey

Devamını Oku

Blog

Nizamettin Korucu

İnşirah Sahaf ve Kitabevi sahibi. 1995'ten bu yana sahaf, aynı zamanda şair ve yazar.