Blog
Sahaf Günlükleri31 Mayıs 2016·4 dk okuma

Cumhuriyet Caddesi - 2

Blog kapak görseli yüklenemedi.

CUMHURİYET CADDESİ - 2

CUMHURİYET CADDESİ - 2

Halk Eğitim Merkezi, Paşalar Caddesi

Havuz başına doğru giderken Tekel'in önünden geçiyorum. Karşıda Postane var. Telefon ankastrelerinin önünde bekleyen kişilerin sabırsızlıkları hallerinden belli oluyor. Postaneye taraf yolun karşısına geçiyorum. Cadde üzerinde naylon leğende sımışka ( çekirdek ) satan bir çocuk; " Taze kavrulmuş!" diye cılız bir sesle bağırıyor. Leğenden küçük bir cam bardağı tepeli doldurup bana uzatıyor, alıyorum, cebime dolduruyorum. Halk eğitim merkezinin önündeyim. Burası hiç boş olmuyor galiba, bugünde yine bir gösteri olacak ki; içeriden davul zurna sesleri geliyor. Kapısının önünde tatlı bir telaşla koşuşturan, bekleşen kızlı erkekli gençleri görüyorum. Halk eğitim merkezinin kırmızı kesme taştan alçak duvarının üstünde oturuyorum. Davul sesini dinliyorum. Davulun sesin uzaktan hoş işitildiğini birebir yaşıyorum. Lakin bu davul başka davul bu davul insanın kanını kaynatan Erzurum barını çalıyor. Sonra tok bir ses Sadi Akatay'ın Bar şiirini hissederek okumaya başlıyor olacak ki; insanın yüreğine işliyor. Zurna aralarda eşlik ediyor.

Halk eğitimim yanındaki Orkide Aile Çay Bahçesi şehir merkezine yakışır tabi güzelliği ile bir gelin edasında duruyor. Bahçede rengarenk çiçeklerin arkasında ağaçların gölgesinde, bahçe duvarının üstündeki tentenin üzerindeki boşluktan dışarıyı seyrederek çaylarını yudumlayan insanları görüyorum. Bu bahçede sonraki yıllarda çok az oturdum. Lakin burada oturan insanların hali ve tavrı bana hep tam şehirli; nazik, iyi giyimli, beyefendi ve hanımefendi insan profili gösterirdi.Burada oturmanın herkesin karşılayamayacağı maddi bir bedeli vardı. En son iki binli yılların ortalarında Kamil Sönmez birkaç gün akşamları burada türküleriyle canlı konser vermişti. Şehrin sosyal hayatına ayrı bir renk katmıştı. Konser olduğu günlerde bahçenin önünden birkaç defa geçmiş içeriye gıpta ile bakmıştım. Akşamın karanlığını gökte yıldızlar, bahçede renkli ampuller aydınlatıyordu. Loş ışıklı hoş bir manzara vardı. Bahçenin içindeki ve dışındaki tüm insanların ortak noktaları mutlu olmalarıydı.

Neyse isterseniz cadde seyrimize devam edelim. Artık sıra Paşalar Caddesine ( Yeni Cadde ) ye gelmişti. Kendimi bildim bileli Erzurum'un en sevdiğim caddelerinin başında burası gelir. Yolun sağlı sollu kaldırımlarının her iki kenarında, orta yol ( refüj ) de şehrin nadide harika bol yeşil yapraklı ağaçları ile doluydu. Muntazam, düzenli, bakımlıydılar. Kaldırımlar tertemizdi. Ya bana öyle geliyordu, ya da gerçekten öyleydi, Buradan araçlar geçerken korna çalmamaya, hızlı araç sürmemeye dikkat ederlerdi. Zaten araç sayısı da azdı o zamanlar. Bu cadde iki mühim bahçenin de komşusuydu. Biri fidanlık, diğeri Göğüs Hastanesinin ( Veremin ) bahçesi, Fidanlık halka açıktı. Veremin bahçesin de ise izin alınarak az da olsa ailelere kır imkânı veriliyordu. Veremin bahçesi ile, fidanlığın ara yerinde salıncaklar vardı. Bu salıncaklarda sevdiğini ya da nişanlısını sallayan bir aşığa rastlamanız mümkündü. Kimse kimseye karışmazdı. Huzur, saygı, hoş görü çevrenin güzelliğinden mi, tabiattan mı yoksa insandan mı sirayet ediyordu bilmiyorum. Lakin kompozisyon ahenkliydi. Değirmenlik tarafından, Fidanlık yolundan gelen nahır ( büyükbaş hayvan sürüsü ) buradan evlere dağılırdı. Şehir sadece insanlara değil, insana yarayan, insanı yaşatan, insanı mutlu eden karada, havada yaşayan mahlukata ev sahipliği yapan insanı bir sahaydı. Caddelerin, mahallelerle, mahallelerin sokaklarla, sokakların insanlarla daha bir barışık olduğu günlerdi.

Cumhuriyet caddesinde gezen insanlar konuşmalarına, giyimlerine ve tavırlarına özen gösterirlerdi. Karşıdan karşıya bağırarak konuşmak, rahatsız edici şekilde kahkahalarla gülüşmek, şakalaşmak, yerlere tükürmek ayıp sayılırdı. Caddeye inen insanlar iyi ve temiz elbiselerini giyerlerdi. Caddede hemen herkes birbirini tanırdı. Onlarca kişiye selam vermeden hal hatır sormadan yürümeniz zordu. Vakti olanlar birbirlerini cadde boyunca yer alan çay bahçelerinde kıraathanelerde ağırlardılar. Bunlardan Emirgan çay bahçesi, Orkide Çay Bahçesi, Cumhuriyet Çay bahçesini sayabiliriz.

Nizamettin Korucu - Erzurum - 31.05.2016

N

Nizamettin Korucu

İnşirah Sahaf Kurucusu, Erzurum

Benzer Blog Yazıları

10 Ağustos 2023·3 dk

Erzurum'un Köyleri

Geçtiğimiz yıl Çeşme 'ye ve Alaçatı köyüne gittik,i gezdik. 1989 senesinde Erzurum merkez ve ilçelerindeki birçok köye gittik. Bu sene yine Erzurum' un bir zamanlar mesire yeri olan Tuzcu köyüne, Poççik, Kavurma Çukuru, Söğütlü, Erinkar köylerini dolaştık. Dünya'nın birçok ülk...

Devamını Oku
3 Mayıs 2022·3 dk

ESKİ TÜRK FİLMLERİ

Eski Türk filmlerini seyreder misiniz? Mesela; Ediz Hun, Cüneyt Arkın, Kartal Tibet, İzzet Günay, Tarık Akan, Şener Şen, Kemal Sunal, Filiz Akın, Türkan Şoray, Hülya Koçyiğit, Fatma Girik, Belgin Doruk filmlerini seyrettiniz mi? Çocukluğumun hastalığı bu filmleri bu günlerde y...

Devamını Oku
Sahaf Olmak Nasıl Bir Şey
21 Eylül 2021·5 dk

Sahaf Olmak Nasıl Bir Şey

Sahaf Olmak Nasıl Bir Şey

Devamını Oku

Blog

Nizamettin Korucu

İnşirah Sahaf ve Kitabevi sahibi. 1995'ten bu yana sahaf, aynı zamanda şair ve yazar.