Blog
Sahaf Günlükleri21 Haziran 2016·4 dk okuma

Ders Kitapları Pazarı

Blog kapak görseli yüklenemedi.

Ders kitapları pazarı şehrimizde senede bir defa kurulurdu. Eylül ayının birinci gününden Ekim ayının ikinci haftasına kadar sürerdi. Serginin en yoğun zamanları okulların açıldığı günden sonraki on gündü. Daha öncesi de mutlaka vardır, benim hatırladığım kitap pazarının, 1970...

Ders kitapları pazarı şehrimizde senede bir defa kurulurdu. Eylül ayının birinci gününden Ekim ayının ikinci haftasına kadar sürerdi. Serginin en yoğun zamanları okulların açıldığı günden sonraki on gündü. Daha öncesi de mutlaka vardır, benim hatırladığım kitap pazarının, 1970'lerin sonlarından 2004 yılına kadar devam ettiğidir. 2001 senesinde ilköğretim, 2004 senesinde de ortaoğretim, lise ders kitapları devlet tarafından verilince bu 2.El ders kitapları pazarı da tarihe karışmış oldu.

İlk zamanlar Kitapsarayı'nın önünde birkaç çocuğun yerlere sergi açmasıyla başlar daha sonra kendiliğinden gelişerek bir pazar haline gelirdi. Yerlere gazete kâğıtları serilir, ders kitapları sıra, sıra özenle dizilirdi. Yırtıklar, kopuklar yapıştırılır, rengârenk ciltlerle kaplanmış kitapların ciltleri ön ve arka kapakları gözüksün diye açılırdı. Yaz boyunca çeşitli esnaf dükkânlarında çıraklık yapanlar, hocaya Kur'an öğrenmeye gidenler, köyünde babasına yardım edenler, seyyar satıcılık yapanlar hepsi Eylül ayı başlar başlamaz kısa süreli de olsa daha farklı, heyecanlı, alışveriş adabını, usulünü öğrenecekleri bir işe atılmış oluyorlardı. Maksat alışveriş olsun diye bu işi yapanların yanı sıra bayağı ciddi tüccarlık kabiliyeti gösteren çocuklar, hatta biraz daha büyük ağabeyiler de olurdu. Biz işi biraz daha ileri götürelim isterseniz. Orta yaşlı, sebze tablası yahut koca tahta elma ve domates kasalarının üzerinde sergi açanlar bile vardı.

Ana cadde üzerindeki kaldırımlarda olmasına rağmen o devirlerde tek belediye ile yönetilen Erzurum'da dönemin belediye yetkilileri çocukların açtıkları sergilere hoşgörü ile davranırlar, müdahale etmezlerdi. Bu kitap sergileri bir panayır havasında sürer giderdi. Alanda, satanda memnundu. Çocuklar bir yandan eski kitaplarını para etmenin mutluluğunu yaşarken, diğer taraftan kendilerinin yeni öğretim sezonunda okuyacakları kitapları daha ucuz ve uygun fiyata temin etmenin sevincini ve coşkusunu duyuyorlardı. Tabi çoğu işte olduğu gibi bu işte de işin suyunu çıkaranlar, tadını kaçıranlar oluyordu. Şöyle ki; Eski kitabı yenisinden daha pahalı satanlara rastlanıyordu. Pazara gelmenin heyecanı ve havasında, piyasadan habersiz olan bazı vatandaşlar bu kişilere kanabiliyordu.

Kitap pazarının görünen diğer bir faydası da şuydu: Evlerde atıl durumda olan, babadan, dededen kalma eski okuma, kültür kitapları da pazara getirildiği oluyordu. Böylece çöpe gitmekten kurtulan nice kıymetli eser, meraklılarını burada buluyordu. Dolayısı ile bu çocuk kitap pazarı aynı zamanda kitap kurtlarının, hatta bir kısım akademisyenlerin dahi uğrak yeriydi. Kitap pazarının ara, ara yeri değişti. Bir dönem Cumhuriyet caddesinde avukatlar çarşısı ile eski Belediye arasındaki sokağa kuruldu. Bazı yıllarda Çifte Minareli Medresenin bahçesinde, önünde ders kitapları sergilendi.

Eskiden beş yıl süreyle geçerli olan ders kitapları gerçekten beş yıl boyunca elden ele dolaşırdı. Öyle ki artık son dönemde hali mecali kalmamış, cildi de, sayfaları da pörsümüş kıvrılmış kitaplar çok olurdu. O zamanlar yardımcı kaynak kitapları yaygın değildi. Dersler ya ders kitaplarından yahut ünite dergilerinden işlenirdi. Bu kitap pazarlarında bazı kitaplar kolay bulunmazdı. Hele ki yeni baskısı daha basılmamış okulların açılmasına yetişmemişse işte o zaman iş bir çileye dönerdi. Babalar, anneler, ablalar, ağabeyler hep birden sergi, sergi dolaşır bulunmayan bu kitapları ararlardı. Bu durumu istismar edip kitap fiyatlarını abartanlar da olmuyor değildi.

Şimdi bu kitap pazarının isterseniz bir faydasını daha belirtelim; Öğrencide ve velide bu kadar emek verilerek, pazarlık edilerek, aranıp bulunarak alınan ders kitaplarının kıymeti iyice pekişirdi. Öğrenci kırtasiyeden aldığı ciltle bu kitapları güzelce ciltle, adeta eski kitapları yenilerdi. Öğretmenler de çocukların bu ikinci el kitap hevesini, çabasını anlayış ve hoşgörüyle karşılardılar.

2. El ders kitapları pazarı sadece ilimizde değil bütün ülkemizde yüz binlerce çocuğun okul harçlıklarını çıkardıkları, eğlendikleri, bir ölçüde alış verişi öğrendikleri bir alandı, sahaydı, kendine has bir okuldu adeta. Yine bu ikinci el okul kitapları pazarı ülkemizin ekonomisine direk bir katkısı vardı. Bir yandan da kağıt israfı önleniyordu. Yine bu işten dönemsel olarak sayıları küçümsenmeyecek kadar ekmek yiyen iş yerleri de vardı. Yani bu pazarlar bir bakıma iş istihdam sahası da açıyordu insanlarımıza.

Kitap pazarında bazen çocuklar arasında kavgalar da olsa da, acısıyla tatlısıyla güzel günlerdi o günler.

Nizamettin KORUCU - Erzurum- 21.06.2016

N

Nizamettin Korucu

İnşirah Sahaf Kurucusu, Erzurum

Benzer Blog Yazıları

10 Ağustos 2023·3 dk

Erzurum'un Köyleri

Geçtiğimiz yıl Çeşme 'ye ve Alaçatı köyüne gittik,i gezdik. 1989 senesinde Erzurum merkez ve ilçelerindeki birçok köye gittik. Bu sene yine Erzurum' un bir zamanlar mesire yeri olan Tuzcu köyüne, Poççik, Kavurma Çukuru, Söğütlü, Erinkar köylerini dolaştık. Dünya'nın birçok ülk...

Devamını Oku
3 Mayıs 2022·3 dk

ESKİ TÜRK FİLMLERİ

Eski Türk filmlerini seyreder misiniz? Mesela; Ediz Hun, Cüneyt Arkın, Kartal Tibet, İzzet Günay, Tarık Akan, Şener Şen, Kemal Sunal, Filiz Akın, Türkan Şoray, Hülya Koçyiğit, Fatma Girik, Belgin Doruk filmlerini seyrettiniz mi? Çocukluğumun hastalığı bu filmleri bu günlerde y...

Devamını Oku
Sahaf Olmak Nasıl Bir Şey
21 Eylül 2021·5 dk

Sahaf Olmak Nasıl Bir Şey

Sahaf Olmak Nasıl Bir Şey

Devamını Oku

Blog

Nizamettin Korucu

İnşirah Sahaf ve Kitabevi sahibi. 1995'ten bu yana sahaf, aynı zamanda şair ve yazar.