Blog
Sahaf Günlükleri31 Ocak 2015·4 dk okuma

Eğlencemiz Sinema

Blog kapak görseli yüklenemedi.

Eğlencemiz Sinema

Eğlencemiz Sinema

1970'li senelerin çocukları olan bizlerin en büyük lüksü sinemaya gitmekti. O vakitlerde sinema sadece çocukların değil; Gençlerin, büyüklerin, yaşlıların ve hanımlarında eğlencesi idi. Sinemaya gitmek öyle sıradan bir iş değildi. O vakitler şimdi yerini tam olarak hatırlayamadığım Cumhuriyet caddesinin bir yerinde şehirdeki bütün sinemaların afişlerinin toplu olarak asıldığı büyük bir pano vardı. Bu pano yüksek bir direğin üstünde, herkesin rahatlıkla görebileceği bir konumdaydı. İlimizin belli başlı sinemaları olan Arı sineması, Dadaş ( Saray ) sineması, Göl sineması, Güneş sineması, Doğu Sineması ve Gürpınar sinemasının vizyondaki film afişleri burada sergilenirdi. Sinemaya gitmek isteyenler önce bu noktada afişlere bakar, gidecekleri filme burada karar verirlerdi. Bilet almak için sinemaya gitmek gerekirdi. Büyük ve iddialı filmler için günler öncesinden biletler ayırtmak icap ederdi Yabancı filmlerden genellikle Türkçe dublajlı olanlar tercih edilirdi.

Film makaraları şehir içi nakliyesi işini yapan faytonlarla taşınırdı. Sinema saltanatının en son demlerinin sürdüğü o dönemde filmlerin dağıtımının yapıldığı mekân Cumhuriyet caddesinde Kültür Sarayının yanında bir yerdi. Makara makara film ruloları ve deste deste katlanmış rengârenk büyük film afişleri buraya indirilirdi. Bu faytonlar bizim gözümüzde kovboy filmlerinde hazine taşıyan atlı arabalardan farksızdı. Onları faytondan indirilirken, elde taşınırken seyretmek bile ayrı bir lezzet idi.

Şehirdeki bütün sinemalar özenli, temiz ve nezih mekanlardı. Buralara giderken temiz elbiseler giyilirdi. Erkeklerin çoğu kravatlarını takar, takımlarını çekerlerdi.Sinema seyircisi kültür sahibi insanlardan oluşurdu. Nazik, sevecen, düzgün konuşan beyler ve hanımefendilerdi hepsi. Sinema şehirli ahalinin adeta bir merasim havasında hazırlanarak gittiği ve eğlendiği hoş bir hadiseydi. Farklı mahallelerden gelmiş birbirini hiç tanımayan insanlar sinemaların giriş kısmında bulunan oturma, dinlenme, bekleme salonunda tanışırlar, filmler üzerine sohbetler ederler, kritikler yaparlardı. Burada büfeler olurdu. Büfelerden yaz ise soğuk içecekler, kış ise sıcak içecekler alınır, sinemanın pastanesinde film başlamadan en az yarım saat bir saat öncesinden bu büyülü eğlencenin keyfini çıkarmaya başlarlardı.

Gürpınar Sinemasında sinema sefası

Daha giriş kapısından içeri girdiğinizde sağ ve sol duvarlarda sizi muntazam çerçevelerinde asılı çeşit, çeşit film afişleri karşılardı. Hemen az ileride pastanesi yer alırdı. Yarım adam yüksekliğindeki işlemeli tahta bölme pastane ile düz giriş salonunu birbirinden ayırırdı. Çekirdekler yenilir, tek bir kabuğu yere düşürülmezdi. Sakin, huzur dolu olan bu bekleme mekanı belki film kadar gelenleri eğlendirici ve heyecan verici idi. İçeride insanı rahatsız etmeyen film müzikleri, enstrümantal Türk ve batı müziklerinden enstantaneler çalardı. Ailelerin birlikte seyredecekleri bir film ise ortam daha bir alafranga havasında olurdu. Bazı masalarda fötrlü baylara, dantel şapkalı bayanlara rastlayabilirdiniz. Neşe içinde sohbet ederlerdi. Film başlamasına beş yada on dakika kala zil sesi duyulurdu. Herkes yavaş yavaş sakin bir halde toparlanır, başlayacak filmin heyecanı ve coşkusu içinde sırayla sinema salonuna çıkan merdivenlerin giriş kapsına yönlenirlerdi. Giriş kapısında bilet kontrolü ve bilet kesme işini yapan bir görevli olurdu. Biletler ortasından yırtılarak yarısı seyirciye verilirdi. Üst katta yine bir büfe yer alırdı. Yaklaşık beş dakika da buradaki geniş salonda insanlar ayakta oturmadan oyalanır, sigaralarından keyifle son yudumlarını çekerlerdi. Film salonunun çift kanatlı kalın koyu renkli kadife perdeli kapısı açıldığında insanlar sükûnet ve suhuletle birer ikişer içeri girerlerdi. Muntazam dekorlu devasa gösterim salonunda heyecan doruğa ulaşırdı. Teşrifatçı biletleri seyircinin elinden alır koltuk numarasına göre salonda yerleştirirdi. Beyler, gençler hatta biz çocuklar dahi teşrifatçının bu hizmetine karşılık kendisine bahşiş verirdi. Oda bu jeste ya kibar bir tebessümle ya da teşekkürle karşılık verirdi.

Sinemada çocuklar en ön sıraya otururduk. Bunu bize yapılan bir ayrıcalık sayardık. Hâlbuki koskoca beyazperdenin hemen önünde küçücük başlarımızla görüntünün tamamını alamazdık. Sahnenin hemen dibinde kolonlardan yayınlan debi yüksek seste ayrı bir ızdıraptı bizlere. Çocukluk işte, sinemaya gitmiştik ya...

N

Nizamettin Korucu

İnşirah Sahaf Kurucusu, Erzurum

Benzer Blog Yazıları

Bir Tutam Erzurum Getir ( ÇİFTE KARDEŞLER TÜRBESİ )
9 Haziran 2026

Bir Tutam Erzurum Getir ( ÇİFTE KARDEŞLER TÜRBESİ )

Recep Akdağ caddesinde giderken sol tarafa düşen, yerden biraz yüksekte iki mezar görünüyordu. İlk oraya gittik. Burası Mahmut Paşa türbesi idi

Devamını Oku
Erzurum'un Köyleri
10 Ağustos 2023·3 dk

Erzurum'un Köyleri

Geçtiğimiz yıl Çeşme 'ye ve Alaçatı köyüne gittik,i gezdik. 1989 senesinde Erzurum merkez ve ilçelerindeki birçok köye gittik. Bu sene yine Erzurum' un bir zamanlar mesire yeri olan Tuzcu köyüne, Poççik, Kavurma Çukuru, Söğütlü, Erinkar köylerini dolaştık. Dünya'nın birçok ülk...

Devamını Oku
3 Mayıs 2022·3 dk

ESKİ TÜRK FİLMLERİ

Eski Türk filmlerini seyreder misiniz? Mesela; Ediz Hun, Cüneyt Arkın, Kartal Tibet, İzzet Günay, Tarık Akan, Şener Şen, Kemal Sunal, Filiz Akın, Türkan Şoray, Hülya Koçyiğit, Fatma Girik, Belgin Doruk filmlerini seyrettiniz mi? Çocukluğumun hastalığı bu filmleri bu günlerde y...

Devamını Oku

Blog

Nizamettin Korucu

İnşirah Sahaf ve Kitabevi sahibi. 1995'ten bu yana sahaf, aynı zamanda şair ve yazar.