Blog
Sahaf Günlükleri2 Temmuz 2016·5 dk okuma

ERZURUM'DA BAYRAM SABAHI - 2

Blog kapak görseli yüklenemedi.

Erzurum'a bayram gelmeden on - on beş gün evvelinde büyük postanenin ve Tekelin binasın önünde kurulurdu tebrik kartı tezgâhları. Askerler, çocuklar, gençler, rengârenk, çeşit çeşit tebrik kartları görücüye çıkardı. Tanesi 25 kuruştan, 50 kuruştan zarfı ile beraber...

Erzurum'a bayram gelmeden on - on beş gün evvelinde büyük postanenin ve Tekelin binasın önünde kurulurdu tebrik kartı tezgâhları. Askerler, çocuklar, gençler, rengârenk, çeşit çeşit tebrik kartları görücüye çıkardı. Tanesi 25 kuruştan, 50 kuruştan zarfı ile beraber bazen 1 liradan satılırdı. Ne yoktu ki aralarında, Çiçek resimli olanlarından, sevgili genç kız erkek fotoğraflarından, Şehir fotoğraflarından, asker fotoğraflarından, Hüsnü hat kart postallarından, manzara resimlerine kadar ne ararsanız vardı. Kart postal tezgâhının önü ana baba günü olurdu. Postanenin kapısının girişinde tükenmez kalem, zarf, kağıt tezgahının yeri her zaman ayrıydı. Günümüzde bu kartpostal, tebrik kartı, zarf kağıt, mektup geleneğini İnşirah Sahaf ve Kitabevi devam ettirmektedir. Erzurumlular gurbetteki yakınlarına her birinin ayrı bir manası olan bu kartpostallarla iyi niyet temennilerini ve duygularını dile getirirlerdi. Kalem tutan elerliye yazmışlardır duygularını. Şair " Kurban olam kalem tutan ellere " dememiş miydi?

Şehrin tarihi hamamları şerefe ve arefe günleri dolar taşardı. Aile reisleri olan babalar yahut büyük ağabeyiler evin küçük erkek çocuklarını alarak doğruca mahallenin tarihi hamamında soluğu alırdılar. Hamam kültürü başlı başına bir serüvendir. Burada insanın en ferah anı; sıcaktan çıkıp soğuklukta seni karşılayan havlucu yahut ta hamamın soğukluğunda bir taburede oturup havlucuyu bekleme sırası. O birkaç saniye serin bir dünyanın yeniden başlaması anıdır.

Şehirde berberler Ramazanın son on günü işleri yoğunlaşırdı. Özenli tıraşı sevenler son güne kalmaz bir hafta önceden tıraşlarını olurdular. Berberlerde bakır ya da alüminyum büyük tas, avuç içinde dört parmağın ritmik hareketleri ile çalışan mekanik tıraş makinesi, jiletsiz ustura, sadece havlu ile saç kurulama, Uzun ve kısa kesim makası, Uzun ön cephe boy aynaları, ense tıraşını göstermek için çerçeveli orta boy el aynası. Bunlar şimdi hatırlayabildiğim mesleğin o zamanlardaki vazgeçilmez aksesuarlarıydı. Berberlerde herkes sırasını sabırla beklerdi. Arada torpil yapmak isteyenler, yolcu olduğunu, acelesi olduğunu söyleyenler çıksa da bu durumda usta, kalfa müşteri üçlüsünde tatlıya bağlanırdı. Berberlerde dikkatimi en çok çeken unsur olanca hercümerce, telaşa rağmen usta kalfa ve çırak arasında geçen konuşmaların en alt ses seviyesinde, adeta fısıltı halinde yürümesiydi. Hatta usta birçok işi çırağa gözleri ile yaptırırdı sanki. Sürekli ayakta bir sandalyeye veya tezgâha dayanmış bekleyen çırağa işi fısıldamak yeterliydi. Tıraş olanlara tanıdık olsun olmasın herkes " Saatlar ( Sıhhatler ) Olsun derdi. Bu " Saatlar Olsun " lafı hamamdan çıkanlara ve sıcaktan çıkanların soğuklukta dinlenenlere de söylenirdi. Berberlerin en sıkı işleri arefe günü olur. Öyle ki bayram namazına en son yetişenler berber personelidir.

Bayramların en güzel yanlarından biri bayram sofralarıdır. Günler öncesinden hazırlığı yapılır, yere sofra bezi serilir, üzerine sofra tahtası konulurdu. Bazen de el işlemeli büyük bakır sini etrafında, yer minderlerinde ev halkı toplanır, Halil İbrahim bereketi ve bayramın manevi rayihası altında yenilirdi yemekler.

Erzurum'da bayramlaşmalar küçükten büyüğe doğru yapılır. Daha sonra da büyükler kendilerini, evlerini ziyaret eden, bayramlaşmaya gelen küçüklere giderler, onları onurlandırırlar. İki kez bayram ziyaret Erzurum'un çok eski geleneğidir ve hoş bir adettir. Bayram ziyaretlerinde yakınlık durumuna göre ikramlarda bulunulur. Birinci dereceden akraba, hısım olanlar sofra kurarak ağırlarlar misafirlerini. Sırasıyla ikram çeşidi tatlı, pasta, börek ve şeker de bağlanır. Kolonya, gül suyu en önemlisidir. Çocukluğumdan beri takıldığım bir şey vardır. Kolonyamı, şeker mi önce tutulur? Yada sırası önemli midir?

Bayramlarda çocuklar üçer beşer gurup olur konu komşuya el öpmeye giderdik. İçimizden en büyüğümüz selam verir bizi karşılayan komşu büyüğümüzün gösterdiği odaya geçerdik. El öptükten sonra diz üstü otururduk. Komşu amca, yada ağabeyinin haleti ruhiyesine, yahut evdeki o anki misafir durumuna göre ağırlanırdık. Kesinlikle şeker ve kolonya ikramından nasiplenirdik. Fakat bizi en çok sevindiren komşu amcamızın bir gün önceden hazırladığı biz çocuklara dağıtmak için ayırdığı bozuk paralardı. Her kes para vermezdi, bu sebeple para verenleri daha çok severdik. Zira sevinirdik. Bunun adı bayram harçlığı idi. En büyük meblağı babalar verirdi evlatlarına.

Bayram misafirliklerinin en büyük eğlencesi pikaptan plak dinlemekti. Gidilen evin genç kızları plak koleksiyonlarını orijinal saklama çantalarında bir endaze ile açarlardı ki sormayın gitsin.

Çocuklar için bayramların en büyük lüksü ise sinemaya gitmekti. İzin alır mahalleli arkadaş gurubumuzla topluca sinemaya giderdik.

Yeri gelmişken uzaktan akrabamız olan Kemal amca yaz kış giydiği ceketinin iki yan cebini adeta bir gıda ambarına dönüştürmüştü. Sanmayın kendisi için. O ceplerinde biriktirdiği sakız, gofret, çikolata, lilipop, şekerleme, bisküvi, fındık, fıstık, ceviz, leblebi ne varsa bizim avuçlarımıza pay ederdi. Neredeyse küçük bir bakkal dükkânı gibiydi onun ceketi. O çocukları sevindirmeyi seviyordu. Yaşı atmışı geçmiş, sararmış gür bıyıkları, bir iki haftalık kırçıllanmış sakalı, dağınık ve düzensiz uzamış saçları, yana kaykılmış büyük terekli şapkası ile çocukların en sevdiği amcamızdı.

Velhasıl Erzurum'da ramazanın bayramı coşkulu, huzurlu, mutlu, sevinçli, yürekle yaşanırdı, yaşanıyor.

Nizamettin KORUCU / Erzurum / 02.07.2016

N

Nizamettin Korucu

İnşirah Sahaf Kurucusu, Erzurum

Benzer Blog Yazıları

10 Ağustos 2023·3 dk

Erzurum'un Köyleri

Geçtiğimiz yıl Çeşme 'ye ve Alaçatı köyüne gittik,i gezdik. 1989 senesinde Erzurum merkez ve ilçelerindeki birçok köye gittik. Bu sene yine Erzurum' un bir zamanlar mesire yeri olan Tuzcu köyüne, Poççik, Kavurma Çukuru, Söğütlü, Erinkar köylerini dolaştık. Dünya'nın birçok ülk...

Devamını Oku
3 Mayıs 2022·3 dk

ESKİ TÜRK FİLMLERİ

Eski Türk filmlerini seyreder misiniz? Mesela; Ediz Hun, Cüneyt Arkın, Kartal Tibet, İzzet Günay, Tarık Akan, Şener Şen, Kemal Sunal, Filiz Akın, Türkan Şoray, Hülya Koçyiğit, Fatma Girik, Belgin Doruk filmlerini seyrettiniz mi? Çocukluğumun hastalığı bu filmleri bu günlerde y...

Devamını Oku
Sahaf Olmak Nasıl Bir Şey
21 Eylül 2021·5 dk

Sahaf Olmak Nasıl Bir Şey

Sahaf Olmak Nasıl Bir Şey

Devamını Oku

Blog

Nizamettin Korucu

İnşirah Sahaf ve Kitabevi sahibi. 1995'ten bu yana sahaf, aynı zamanda şair ve yazar.