ESKİ RAMAZANLARDA KİTAPLAR ve KİTAPÇILAR
ESKİ RAMAZANLARDA KİTAPLAR ve KİTAPÇILAR
Çoluk, çocuk, genç, yaşlı herkesin tek eğlencesi, vakit geçirebileceği tek uğraşıydı kitap. Yaz, kış fark etmez ramazana denk gelen her mevsimde okunurdu kitaplar. Aklınıza hemen dini kitaplar geliyordur, hani ramazan diye. Değil elbette. Yaz ise Doğu sinemasının önü belli saatlerde ana baba günü olurdu. Herkes tiryaki titizliğiyle sevdiği çizgi romanları alır, elinde desteler, doğruca yeşillik, gölgelik bir ağaç dibi yahut bir bankın yolunu tutardı. Eğer evin ihtiyaçlarından alınacaklardan payına düşenler var ise iftara yarım saat kala kitap okumayı bırakırdı. Hoş her halükarda iftara yarım saat kala kitap okuma bırakılırdı ya. Niye mi dersiniz? Efendim çeşmeden soğuk su getirilecek. Fırından sıcak pide alınacak. Bunlara da zaman lazım tabi, çünkü hem çeşmede hem fırında kuyruk var. O zamanlar bazı fırınlar ekmeklerin içine para koyuyorlar. Kısmet şans ölçmesi işte, halktan bayağı rağbette görüyorlar.
Biz kitap ve kitapçı konumuza devam edelim; Kimileri kitapçıların serin ve huzurlu ortamına atardı kendini. Erzurum ramazanlarının 1970 ve 1980'lerde popüler kitapçıları olduğu gibi, kenarda köşede, küçük bakkalımsı kitapçı dükkânları da vardı. Hatta büfede kitap satanlar dahi vardı. Bunlardan Celal beyin büfesi neredeyse günümüze kadar, 2010 lu yılların başına kadar, havuz başı ordu evi kavşağındaki yerinde devam etmiştir. Şehir ahalisi kadınından erkeğine, işçisinden köylüsüne, memurundan esnafına kadar hepsi okurdu. Size enteresan bir şey söyleyeyim; okuma yazması olmayanlar dahi kitap alırlar, evlerine götürüler, ilk mektepteki çocuklarına okutur, dinlerlerdi.
O zamanlar şehir münevverlerle doluydu. Hemen her köşede, kahvede, kıraathanede mutlaka fikir sohbetlerine şahit olabilirdiniz. Hatta bazen kendinizi bunun içinde de bulabilirdiniz.
Kültür Eğitim vakfı 1980' lerin başlarında kurulmuştu. Her yıl ramazan ayında Dini Kitaplar Fuarı düzenliyordu. Fuar, kitapevinin halen bulunduğu yer olan özel idare iş hanında açılırdı. Kitaplara o kadar ilgi vardı ki, İş hanın katındaki koca salon şenlik havasına bürünürdü. Kitapevinin çift kasetli teybinden ilahiler, şiirler okunurdu. Şehrimize ramazan ayı ve kitap sergisi münasebetiyle gelen yazarlar her biri ayrı bir gün bir masa başında kitaplarını imzalarlar, gençlerle, yaşlılarla tadına doyulmaz sohbetler ederlerdi. 1983 yahut 1984 ramazanıydı. Ramazan yine şimdiki gibi yazın sıcak aylarına denk gelmişti. Ahmet Günbay Yıldız'da gelmişti kitap fuarına. Ben kendisini Nurullah Genç ile sohbet ederken görünce yanlarına gitmiş, edebiyat ve özellikle de roman üzerine sohbetlerine müdahil olmuş, vaktin nasıl geçtiğini anlayamamıştım.
Şehrimizde dost muhabbetlerinin olduğu, halkın uğrak yerlerinden olan kitap evinlerinden biri de Hasan Vural Amcanın Ulu caminin karşısındaki İslam Kitapevi idi. Eski ramazanlarda kitapla rakip görünen tek şey sinemalardı. Lakin yine galibiyet kitabındı. Çünkü 5 Dakika Ara da bile gençler ellerinden düşürmedikleri kitapları okurdu Ramazan ayında il halk kütüphanesi ödünç kitap verme servisinin yanı sıra okuma salonu ile de okul sezonu dışında yılın en canlı ve kalabalık günlerini yaşardı. Ramazan ayında birçok yerde de açık dini kitap sergileri olurdu. Bunlardan biri Lalapaşa caminin ön giriş kapısını sağ duvarının üstü idi. İkincisi şimdi günümüzde de devam eden Habibbaba Türbesinin caddeye bakan cephesindeki duvarına dizili kitaplardı. Orada Ednan bey halk aşıklarının halk hikayelerinin kitaplarını da satardı. Kerem ile Aslı, Aşık Garip ile Şahsenem Ferhat ile Şirin gibi kitapları burada bulabilir diniz. Üçüncüsünde ise çeşit, çeşit kitaplar Ulu caminin duvarında arz-ı endam ederdi. Son olarak bazı yaz aylarında İbrahim Paşa Camiinin caddeye bakan duvarında üç beş metre boyunca kendi açtığım kitap sergisi vardı. 1981 yılında askere gitmeden önce yine Ramazan ayı sıcak aylardan birinde denk gelmişti. Kendi okuduğum kitapları çantalarla taşıyıp o zamanlar üzerine demir kaynatılmamış olan cami bahçe duvarın üstüne dizmiştim. Öylesine satılmıştı ki, eve dönerken bayağı bir üzülmüştüm. Çünkü geriye hiç kitabım kalmamıştı.
Ramazan boyunca kitapevlerinde Kur'an-ı Kerim yetiştirmek mümkün olmazdı. İnsanlar fazla alır birbirlerine hediye ederlerdi. Özellikle yeni " Misafa çıkmış " çocuklara Kur'an-ı Kerim almak ramazan ayının büyük bir huzur kaynağıydı. Yine bu ayda yerli yabancı roman satışlarında da patlama olurdu. Cumhuriyet caddesinde elinde kitap olmadan gezen gence pek rastlanılmazdı dersem abartmış olmam.
Nizamettin KORUCU - 25 Haziran 2016 - Erzurum
Nizamettin Korucu
İnşirah Sahaf Kurucusu, Erzurum
