Blog
Sahaf Günlükleri15 Mart 2016·4 dk okuma

Gözyaşlarım

Blog kapak görseli yüklenemedi.

İKİ HATIRA :

İKİ HATIRA :

Gözyaşlarım

Yine 1970'li yılların başlarındayız. On - on iki yaşlarındayım. Çırçır mahallesindeki tek katlı evimizin avlusundaki muslukta elimi yüzümü yıkıyorum. Mevsim yaz, dış kapı açık. Yalnız tırhıç kapalı. Kapının taş döşeli önünden hızla geçen iskarpin seslerini duyuyorum. " Eyvah abim beni bıraktı gitti." diyorum içimden. Dememle beraber elimi yüzümü kurulamadan dışarı fırlamam bir oluyor. Gözyaşlarım sicim gibi yanaklarımdan aşağı akarken koşuyorum. Abime yetişmem lazım. Beni nasıl bırakır gider. Ne heyecanla beklemiştim bu anı. Dakikalarca süren koşunun sonunda ümidim ve mecalim tükeniyor. Ana caddeye kadar çıkmama rağmen sinemanın önüne kadar gitmiyorum. -"Öyle ya söz verdiği halde beni bırakıp tek başına sinemaya giden abimi görsem ne olacak" diye kendi kendime söyleniyorum. Kırgınım, buruk bir halde gerisin geri evin yolunu tutuyorum. Vakit bir hayli ilerlemiş, filmin başlama vakti de çoktan geçmişti.. Gözyaşlarım yanaklarımda kurumuş, iki oluk iz yapmıştı. Çaresiz kaderime razı olmuştum. " Zaten beni sinemaya götür diye yalvaran bendim. Belki de gönülsüzdü benimle sinemaya gitmeye " diye içinden geçiriyorum.

Eve geldiğimde kapıda abim beni karşılıyor. Telaşlı ve kızgın:

- " Neredesin sen? Bak filmi kaçırdık. Biletler yandı." diye çıkışıyor bana.

Ne yapacağımı ne diyeceğimi ne düşüneceğimi şaşırmış bir halde:

-" Sen değil miydin kapının önünden hızla giden. Peki, kimdi o? "

-" Ne bileyim oğlum ben? "

Sonra mesele anlaşılıyor ki; abim evin içinde imiş. Ben yüzümü yıkadığım anda dışarıda tam eşiğin dibinden hızla geçen bir başkasıymış. Beni sinemaya götürmeyecek şüphesi ile yanılmıştım. Yanan bilete mi, benim yüzümden sinema gidemeyen abime mi, aceleciliğim yüzünden kaçırdığım filme mi, akıttığım onca gözyaşına mı, ev halkını sürüklediğim telaşa mı hangisine üzüleceğimi şaşırmış bir halde susuyorum. Nasip değilmiş.

Sofra Bezinde Kızarmış Ekmek

Ortaokul yıllarındayım. Mevsim yaz. Okular tatil. Henüz bir işe çırak olarak başlamamışım. Bunun kritiği hemen her akşam evde yapılıyor. İşe başlayana kadar olan zamanın tadını çıkarmaya bakıyorum. Her sabah kalkıyor, annemin yer sofrasında koyduğu kahvaltımı yapıyorum. Sofra bezi ve üzerinde sini, sinide ekmek yanında vazgeçilmez katık civil peynir. Çay demliğiyle yanı başımda.. Bazen annem patates ve yumurta da haşlıyor kahvaltıya. İşte o zaman tatlı çayla haşlanmış yumurta, taze soğa n ve haşlanmış patates karışımını yemenin tadına doyum olmuyor. Mutluluğuma diyecek yok doğrusu.

Şimdi dilerseniz bira daha eskiye gidelim; daha da küçükken ilkokula dahi başlamadığım senelerde tek katlı evimizin geniş penceresinde oturur camdan sokağı seyrederdim. Kahvaltıyı odada yere serili sofra bezinde yapardık yine.

Hiç unutmam bir kış günü idi Annem kuzineli kömür sobasının üstünde ekmek kızartmıştı. Dilimli sıcak ekmeğin üzerine yağ sürmüş pencerede bana uzatmıştı. Dışarıda lapa lapa kar yağıyordu, evimiz sıcaktı. Ve anam yanımdaydı. İşte o zamanlar bütün dünya benimdi.

O zamanlarda şehir halkı yemeklerinde tereyağı ve zeytinyağı kullanırdı, kahvaltılarında. Ayçiçeği yağını, margarin yağını, bitkisel konsantre yağları pek bilen de yoktu, kullananda.

Bir gün kapımıza iki sosyete giyimli genç bayan gelmişti. Birinin saçları sarı, beyaz tenli, güler yüzlü idi. Bayanların elinde o zamana kadar görmediğim dekoratif kalın mikadan yapılmış el kadar kaplar vardı. Bu kaplara margarin yağı koymuşlar. Ambalajlamışlar, süslemişler, bir de tatlı dille anlatıyorlar ki, sormayın gitsin. İşte bizim ev ve bizim sokak o gün margarinle tanıştı.

Ayçiçeği yağını da pek kullanmazdık. Komşular da tercih etmezdi. Kadınlar kendi aralarında -" Kız zeytin yağım tükenmişti patatesi mecbur ayçiçeği yağında kızarttım kusura bakma e mi " derlerdi.

O vakitler herkesin ağız tadı yerinde idi, huzuru da. Hele benim kahvaltı sefama hiç diyecek yoktu.

Nizamettin KORUCU - 15.03.2016- Erzurum

N

Nizamettin Korucu

İnşirah Sahaf Kurucusu, Erzurum

Benzer Blog Yazıları

10 Ağustos 2023·3 dk

Erzurum'un Köyleri

Geçtiğimiz yıl Çeşme 'ye ve Alaçatı köyüne gittik,i gezdik. 1989 senesinde Erzurum merkez ve ilçelerindeki birçok köye gittik. Bu sene yine Erzurum' un bir zamanlar mesire yeri olan Tuzcu köyüne, Poççik, Kavurma Çukuru, Söğütlü, Erinkar köylerini dolaştık. Dünya'nın birçok ülk...

Devamını Oku
3 Mayıs 2022·3 dk

ESKİ TÜRK FİLMLERİ

Eski Türk filmlerini seyreder misiniz? Mesela; Ediz Hun, Cüneyt Arkın, Kartal Tibet, İzzet Günay, Tarık Akan, Şener Şen, Kemal Sunal, Filiz Akın, Türkan Şoray, Hülya Koçyiğit, Fatma Girik, Belgin Doruk filmlerini seyrettiniz mi? Çocukluğumun hastalığı bu filmleri bu günlerde y...

Devamını Oku
Sahaf Olmak Nasıl Bir Şey
21 Eylül 2021·5 dk

Sahaf Olmak Nasıl Bir Şey

Sahaf Olmak Nasıl Bir Şey

Devamını Oku

Blog

Nizamettin Korucu

İnşirah Sahaf ve Kitabevi sahibi. 1995'ten bu yana sahaf, aynı zamanda şair ve yazar.