Son dinlediğimde şehirde kentsel dönüşüm çerçevesinde tarihi eserler hariç bütün yapıların istimlak edilerek yıkılacağını bazı yerlerde birkaç katlı bazı yerlerde villa tipi iki katlı evlerin yapılacağını ve aşağı Mumcu'da bir caminin de yerinin değiştirileceğini söyleniyor.
Son dinlediğimde şehirde kentsel dönüşüm çerçevesinde tarihi eserler hariç bütün yapıların istimlak edilerek yıkılacağını bazı yerlerde birkaç katlı bazı yerlerde villa tipi iki katlı evlerin yapılacağını ve aşağı Mumcu'da bir caminin de yerinin değiştirileceğini söyleniyor.
Öncelikle yakın zamanda Atatürk evinin oradaki caminin yeri de değişmişti. Cadde camiye uydurulmalıydı. Bu meyanda şehirde birkaç çeşmenin de yerlerinden sökülüp, başka yerlere konulduğunu gördük, duyduk. Bu çeşmelerden Kırmızı Çeşmenin akıbetini ise bilmiyoruz. Saraybosna Caddesinde Dört Güllü Çeşmesi de birkaç yıldır içler acısı bir halde beklemektedir.
Öncelikle tarihi eserler bulundukları yerde tarihi olma özelliği arz ederler. Ve her tarihi eser bulundukları yerin tapusu vasfını taşır. Bu sebeple tarihi eserler taşınamaz. Tarihi eser onarımları ise bu alanda ehil ve yetkili kişi ve kurumlara yaptırılabilir.
Öğrendiğim kadarıyla bir yapının tarihi eser sayılabilmesi için iki asırlık olması, eğer daha genç ise çok önemli bir özelliğinin olması gerekiyormuş. Bu tanıma göre şehirde yıkılmayacak ev kalmayacak gibi. Zira iki yüzyılı dolduran ev neredeyse kalmadı şehirde. Fakat bu şehirde Osmanlı'nın son dönemi ve Cumhuriyetin ilk yıllarından başlayan iki binli yılların başlarına kadar devam eden mahalle kültürünü devam ettiren geleneksel bir mimari yapılaşması söz konusuydu. Öyle ki bazen dört beş asırlık binalar temelleri üzerine sürekli yenileşme ve tamiratlar yapılarak günümüze kadar gelmişlerdir. Bu süre göz önüne alınırsa dört nesil Erzurumlunun hatıraları bu evlerde, sokaklarda, mahallelerde yaşadı, yaşıyordu. Şu an birçoğu maalesef yıkılan tarihi sokak ve mahalle yapısı bozulan şehrin kalan son halinin muhafazası kültürel mirasın, dört nesil Erzurumlunun hatırasını göz önünde bulundurulması gerekir. Erzurum şehir sıfatıyla yaşamalıdır. Kozmopolit ruhsuz bir beton yığını haline gelmemesi için şehrin son çığlığını dikkate alınması gerekir.
Tarihi Yakutiye'nin eski haline dönmesi imkânsız olabilir. Fakat şehrin tarihi ile olan bağı; üç beş cami, bir medrese, bir iki hamamdan ibaret kalmamalıdır. Belki biraz masraflı ve zahmetli görülse de devletimizin ve belediyemizin imkânları ile; tarihi Yakutiye'nin son yüzyıl içinde yapılmış şu ana kadar kalan evlerinin, sokaklarının ve diğer eserlerinin ehil insanlarca onarılarak korunması ve yaşatılması mümkündür.
Yaklaşan bahar ayları ile birlikte şehirde yeniden bahçelerin, sokakların meydanların ve uygun olan alanların yerli iğde, leylak, akasya, söğüt ve diğer ağaçlarla donatılması güzel olmaz mı?
Son yüzyılda yılda şehirde yıkılan, onarılan, kaldırılan her eserle beraber mevcut olanların durumu, muhafazası hakkında bir envanter çalışmasının yapılması da yerinde bir çalışma olur. Nizamettin KORUCU
Nizamettin Korucu
İnşirah Sahaf Kurucusu, Erzurum

