Blog
Sahaf Günlükleri10 Temmuz 2014·2 dk okuma

Sevgisiz Saltanat

Blog kapak görseli yüklenemedi.

Hayvanı, çiçeği, ağacı sevmenin ne olduğunu bilmeden yetişen, yetişmeden büyüyen, büyümeden ömrünü bitiren insanlar, tabiatı da bitiriyorlar, tüketiyorlar, kirletiyorlar, öldürüyorlar. Bu insanlar yaratılanı sevmenin yaratandan olduğunu, sevmenin bir fazilet olduğunu, sevmenin...

Hayvanı, çiçeği, ağacı sevmenin ne olduğunu bilmeden yetişen, yetişmeden büyüyen, büyümeden ömrünü bitiren insanlar, tabiatı da bitiriyorlar, tüketiyorlar, kirletiyorlar, öldürüyorlar. Bu insanlar yaratılanı sevmenin yaratandan olduğunu, sevmenin bir fazilet olduğunu, sevmenin bir vazife olduğunu bilmiyorlar, düşünmüyorlar, düşündürmüyorlar. Sevilen her canlı, hatta her nesnenin bir sıhhat, bir neşe, bir ferahlık bir huzur verdiğinin şuurunda olmuyorlar, olamıyorlar, oldurmuyorlar. Hep söylerler hep söyleriz; öğretmenler, din görevlileri, amirler, yöneticiler insanın mutlu, huzurlu, sağlıklı yaşaması sevmenin hava, su, ekmek kadar şart olduğunu herkese, her yerde, her fırsatta anlatmalılar, telkin etmeliler, algı oluşturmalılar.

Varsa yoksa para, varsa yoksa rahat, varsa yoksa konfor varsa yoksa lüks, ev, araba, kat, yat, faturalar, krediler, ödemeler, geçim, seçim bir kısır döngü bir sarmaşık, çapraşık, karmaşık hayat. Öyle bir hayat ki ancak bir yaşam olabiliyor. Ancak nefes alıp veren, bağıran, kızan, gülen, ağlayan, sevinen, ezen, ezilen, horlayan horlanan vuran vurulan yığınların terlediği, çırpındığı, süründüğü bir arenaya çeviriyor dünyayı.

İnsanın yaşaması için temiz, yeşil, derelerin, akarsuların, göllerin, denizlerin, dağların, ovaların, bağların, bahçelerin, vadilerin, kalyonların, kedilerin, köpeklerin, kuşların, evcil ve vahşi hayvanların yaşaması lazım. İnsan yaşamak için bunları yok ederken kendi neslini, kendi konumunu, kendi varlığını da tüketiyor. Boğulan, cinnet getiren, huzursuz, egoist, bencil, kindar, iki yüz yüzlü, cani bir yaratık haline geliyor. Dünyayı içinde yaşayan bütün canlılara dar eden bir canavarlar, canavarlık sahasına çeviriyor.

Televizyonda, radyoda, gazetede, internette, mabette, mektepte, sokakta, evde, hamamda, futbol sahasında, kurumda, dükkânda İnsana her yerde hatırlatmalı:

" Kardeşim, ablacığım, abiciğim evladım, babacığım, anacığım, amcacığım, memurum, işçim, köylüm, amirim, yöneticim senin tek sermayen, tek varlığın tek servetin aldığın bir nefestir. Sen aldığın solukla varsın, hepsi bu. Kibrin, malın, mülkün, makamın, havan hiçbir şey, sadece bir an, bir soluk saltanatın var. "

Çocuklara kedileri sevdirelim, köpekleri, böcekleri, kuşları, ağaçları, çiçekleri sevdirelim. Büyüklerin işi zor, ümit çocuklarda onlara bu sevgiyi, bu terbiyeyi, bu talimi verelim. Görev en başta siz öğretmenlerin, din görevlilerinin yöneticilerin. Sizler kurumların başlarında olanlar sevgide, şefkatte, saygıda, sözde, üslupta misal olun, öncü olun. Durmayın nasıl olsa duracağınız duracağımız bir an zaten var. İşte bütün şamata, bu bir nefes aldın veremedin, verdin alamadın.

10.07.2014

N

Nizamettin Korucu

İnşirah Sahaf Kurucusu, Erzurum

Benzer Blog Yazıları

10 Ağustos 2023·3 dk

Erzurum'un Köyleri

Geçtiğimiz yıl Çeşme 'ye ve Alaçatı köyüne gittik,i gezdik. 1989 senesinde Erzurum merkez ve ilçelerindeki birçok köye gittik. Bu sene yine Erzurum' un bir zamanlar mesire yeri olan Tuzcu köyüne, Poççik, Kavurma Çukuru, Söğütlü, Erinkar köylerini dolaştık. Dünya'nın birçok ülk...

Devamını Oku
3 Mayıs 2022·3 dk

ESKİ TÜRK FİLMLERİ

Eski Türk filmlerini seyreder misiniz? Mesela; Ediz Hun, Cüneyt Arkın, Kartal Tibet, İzzet Günay, Tarık Akan, Şener Şen, Kemal Sunal, Filiz Akın, Türkan Şoray, Hülya Koçyiğit, Fatma Girik, Belgin Doruk filmlerini seyrettiniz mi? Çocukluğumun hastalığı bu filmleri bu günlerde y...

Devamını Oku
Sahaf Olmak Nasıl Bir Şey
21 Eylül 2021·5 dk

Sahaf Olmak Nasıl Bir Şey

Sahaf Olmak Nasıl Bir Şey

Devamını Oku

Blog

Nizamettin Korucu

İnşirah Sahaf ve Kitabevi sahibi. 1995'ten bu yana sahaf, aynı zamanda şair ve yazar.